Sigortayı yıllarca "paranın boşa gittiği yer" olarak gördüm. Maaşımdan kesilen kalemlere bakarken, bir de üstüne kendi cebimden prim ödemek bana gereksiz geliyordu. Sonra yakın bir arkadaşımın babası ani bir rahatsızlıkla hastaneye kaldırıldı ve ailenin bir yıl boyunca biriktirdiği her şey, üç haftada eridi. O gün anladım ki sigorta bir gider değil, birikimimin etrafına çektiğim çit.
Bu yazıda temel sigorta çeşitlerini, hangisinin kime yaradığını ve poliçe alırken benim düştüğüm hataları anlatacağım. Yeni başlıyorsan, buradan çıktığında en azından "ben neye ihtiyaç duyuyorum?" sorusuna cevap verebiliyor olacaksın.
Sağlık sigortasını anlamak için önce şunu kabul etmem gerekti: hastalık bütçeye plan yapıp gelmez. Aylık bütçemde "sağlık" satırına koyduğum tutar, bir ameliyat masrafının yanında komik duruyordu. Sağlık sigortasının işi tam olarak bu boşluğu kapatmak.
İlk poliçemi alırken bu ikisini karıştırdım. Kabaca fark şu:
Ben bekar ve otuzlu yaşların başındayken tamamlayıcı olanı seçtim. Çünkü bütçemde primin sürdürülebilir olması, kapsamın çok geniş olmasından daha önemliydi. Ödeyemediğin bir poliçe, ilk sıkışık ayında iptal edilir ve hiç almamışsın gibi olur.
Poliçe metni sıkıcı, biliyorum. Ama şu üç başlığa bakmadan imza atmayı bıraktım:
Sigorta, acil durum fonunun yerine geçmiyor; onunla birlikte çalışıyor. Poliçenin katılım payı, muafiyet tutarı ya da kapsam dışı kalan bir kalem her zaman olabilir. Bu yüzden ben nakit fonumu koruyup sigortayı üstüne ekledim. Fon küçük hasarları, sigorta büyük yıkımı karşılıyor.
Hayat sigortasını uzun süre "kasvetli" bulup erteledim. Oysa mantığı çok basit: senin gelirine bağımlı biri varsa, o gelir bir gün kesildiğinde ne olacağının cevabı bu poliçe. Çocuğu, bakıma ihtiyacı olan bir yakını veya ortak kredisi olan biri için hayat sigortası lüks değil.
Piyasada iki ana yaklaşım var ve ikisi bambaşka işler yapıyor:
| Tür | Nasıl çalışır | Kime uygun |
|---|---|---|
| Vadeli (risk) hayat sigortası | Belirli süre boyunca teminat verir, süre sonunda birikim kalmaz | Düşük primle yüksek teminat isteyen, geliri henüz yeni oturmuş kişi |
| Birikimli hayat sigortası | Teminatın yanına bir tasarruf bileşeni ekler | Teminat ve uzun vadeli birikimi tek üründe toplamak isteyen kişi |
Benim tercihim vadeli oldu. Nedeni şu: sigortayı koruma, yatırımı yatırım olarak ayrı tutmak bana daha şeffaf geldi. Birikim tarafını fon ve emeklilik planı üzerinden kendim yönetiyorum; böylece hangi kalemden ne kazandığımı net görüyorum.
İnternette karmaşık formüller var ama ben kaba bir yöntemle başladım:
Çıkan sayı ilk bakışta ürkütücüydü, ama vadeli poliçelerde bu tutarın primi tahmin ettiğim kadar yüksek değildi. Genç ve sağlıklıyken poliçe açmanın en büyük avantajı da bu: prim, riskin düşük olduğu dönemde belirleniyor.
Konut kredisi çekerken imzaladığım hayat sigortası, sadece kredi borcunu kapatmaya yönelikti. Yani ailem için bir gelir bırakmıyordu. Bunu fark ettiğimde, kredi poliçesini "hayat sigortam var" diye saymayı bıraktım. İkisi farklı amaca hizmet ediyor.
Sigortaya bakmadan önce iki şeyi hallettim: düzenli bir aylık bütçe ve küçük de olsa bir acil durum fonu. Çünkü primi hangi kalemden ödeyeceğini bilmiyorsan, poliçe birkaç ay içinde yük olmaya başlıyor. Sonra da sırayı şöyle kurdum: önce en büyük riski kapatan poliçe, sonra konforu artıranlar. Benim için bu, sağlıkla başlayıp bakmakla yükümlü olduğum kişi çıktığında hayat sigortasını eklemek anlamına geldi.